Contemporary Circus Arts

23 Şubat 2015 Pazartesi

Sonuç olarak bu kitap bizleri ve çocuklarımızı “bilgilendirmek”le kalmamakta, Anadolu’nun unutulmuş, kaybolup gitmiş ve bin yıllarca sonra kâh İtalyan, kâh Ruslardan oluşan Batılılar tarafından bize para karşılığı sürekli pazarlanan bu yerli Anadolu ürününü, Anadolu'ya tekrar tanıtmaya çalışmaktadır. Önemsizmiş gibi gözüken bu mücadele, kültür sömürüsüne karşı verdiğimiz çabaların çok önemli ve güncel bir parçasıdır. Bu çabayı övecek söz bulamıyorum. İnanın bu faaliyet, çalınan bazı Anadolu kökenli arkeolojik buluntuları Batılı müze ve kolleksiyonlardan parayla geri satın almaktan daha yüce bir uğraşıdır.
Prof.Dr. Ahmet Ünal
Hitit Üniversitesi
Fen-Edebiyat Fakültesi
Arkeoloji Bölümü Öğr. Üyesi
Hitit Uygarlığı Araştırma Merkezi Müdürü

8 Şubat 2015 Pazar

GİRİŞ


                Bugünlerde ülkemizde de örneklerini seyrettiğimiz son 20 yılın dünya sahne sanatlarına damgasını vuran yeni bir gösteri türü Çağdaş Sirk Gösteri Sanatı (Fransızca Noueveu Cirque-Yeni Sirk). İzleyenin tam anlamıyla her hangi bir kategoriye koyamadığı ya da sığdıramadığı yeni bir sahne anlatımı.
Eylül 2014‘de gerçekleştirilen ”Toronto Çağdaş Sirk Sanatları Festivali”(Contemporary Circus Arts Festival of To-ronto) kapsamında düzenlenen “Çağdaş Sirk Sanatında Yeni Uygulamalar” panelinin notları elime ulaştığında, seyirci kadar bu sanatın öncülerinin de tanımlama yapmakta zorlandığını hatta bundan kaçındığını bir kez daha gördüm. Durum bu iken burada üstün körü ansiklopedik bir tanımlama yapmanın uy-gun düşmeyeceği kanısındayım.
                              “Çağdaş Sirk Gösteri Sanatı” çok şey olabilir. Wagner’in ‘Bütün Sanat Eseri’(Gesamtkunstwer) düşüncesinin günümüzdeki temsilcisi, gösterilerindeki performans sanatçıları Craig’in ‘Üstün Kukla (Uber Murionet)’sı ya da Vilar’ın ‘Tümsel Tiyatrosunun karşılığı olabileceği gibi. Her şeye karşın tanımlamada çektiğimiz güçlük onun günümüz gösteri sanatları içinde yeni bir sahne sanatı olduğu gerçeğini değiştirmez.
                     Net bir kategoriye koyamamamız belki de onu bu kadar heyecanlı, etkileyici kılıyor. Cirque du Soleil’in “Alegria” gösterisinin artistik direktörü Bruno Darmagnac sahnede yaptıkları: ”Sanat duyguyu ileterek insanlara her zaman yeni bir şeyler katar. İnsanlar, bir şey kendilerini mutlu hissettirecek şekilde dokunduğunda onun gerçekliğine düşünmeden tepki verir. Çünkü o gerçeklik, o duygu insanların anı hissetmelerine neden olur. Gösteriyi izleyen farklı yaş gruplarından farklı insanlar var. Çocuklar ebeveynleriyle hatta bazen nine ve dedeleriyle geliyorlar.
               Bu üç farklı yaş grubundaki insanlar gösteriyi farklı seviyelerde okuyorlar ve aynı şeye farklı nedenlerden gülebiliyorlar. Çocuk bir palyaçoya aptal olduğu için gülerken, ebeveyn arkasındaki hikâyeyi anlayarak gülüyor ve nine ve dede farklı bir nedenden gülebiliyor. Tek bir sahne farklı insanlara farklı şekillerde temas edebiliyor ve önemli olan da bu. Sonuçta sahneyi gördüklerinde gerçek ve ortak bir şey paylaşıyorlar.” diye açıklıyor.
                    Yaşayan en büyük çağdaş sirk sanatçılarından biri olan John –Poul Zaccarini başında bulunduğu dans ve sirk okulunun (DOCH) resmi internet sitesinde, tiyatro oyunculuğundan sirk sanatlarına geçişini çarpıcı cümlelerle ifade ediyor: ”Sahnede yaratıcılık adına aradığım sınırsız özgürlüğü burada buldum. Bakın, ben Macbeth’i oynuyorum ya da bakın, ben Macbeth’i nasıl içimde yaşıyorum göstergelerinden kurtulup, bedenim Macbeth’i size böyle yansılamak istiyor özgürlüğüne kavuştum. Oyuncu olarak hikâyenin seyirciye ulaşımında bir postacı olmaktan kurtulup onlarla ilettiğimiz mektubu beraber okumak çağdaş sirk sanatçısının tanımlamasıdır bence.”
                  Bu sanatın güçlü temsilcilerinden olan Cirque Eloize topluluğunun, tüm dünyada yankı uyandıran Circopolis gösterisinin program kitapçığının açılış cümleleri şunlardır: “Circopolis’i çalışmaya başlamadan önce elimizde boş bir sahne, güçlü akrobatik gösterilerimiz, çok iyi bir müzik grubumuz, bir de öykümüz vardı. Biraz sonra izleyecekleriniz tüm bunların bizlerce oluşturulmuş birlikteliğinden başka bir şey değildir.”                                Bizde ise sirk sanatlarıyla tüm zorluklara karşın uğraşmaya devam edenlerin muhatap oldukları muamele panayırcılardan, lunaparkçılardan farklı değil. Kamuda hiçbir yasal karşılıkları yok. Bir kültür kurumu olarak görünmedikleri gibi yaşadıkları sorunları aktarabilecekleri bir merci dahi bulamıyorlar.                               Tüm bunlarla birlikte karşılarında ‘sirk’ algısının basitleştirildiği toplumsal bilinçaltıyla karşı karşıyalar. Gişe de karşılaştıkları ilk soru ise: Ağbi içerde hangi hayvanlar var?
               Sanat disiplini olarak tanınmayan, hiç bir kurum-kuruluşta kendisini ifade etme şansı bulamayan, sahne sanatçılarının bile küçümsediği bir olguyu kaleme almak hem bir zorunluluk, hem de gereksiz bir çaba olarak görülebilir. Ben birincisini seçtim. Hiç olmazsa sirk sanatları hakkında hiçbir bilgiye sahip olmayan ya da bildiklerinin yanlışlarla dolu olduğu ülkem insanına, bu sanatı kısaca tanıtmak, ülkem sanatçılarına da konu hakkında derli toplu bir kaynak yaratmak amacım oldu.
               Bilinenin aksine sirk sanatlarının çıkış noktasının Batı menşeli olduğu görüşü bu gün bulunan yeni olgular ve yapılan araştırmalarla çürütülmüş bir düşüncedir. Tarihte ilk sirk un-surları Anadolu medeniyetlerinde görülür. Ayrıca Osmanlı şenliklerinde doruk noktasına ulaşır.                             Başlangıca bir başka kitabımın konusu olan ‘Anadolu Sirk Tarihi’nden bazı notlarımı koymaktaki amacım, Anadolu Kültür Mirası içindeki önemini vurgulayarak yukarıda değindiğim yanlış algıyı bir nebze olsun değiştirmekti. Bu bölüm belirttiğim gibi başlı başına bir başka okuma konusu. Bu nedenle  bölüme geniş bir dip not olarak bakıla bilinir.
                Sonrasında sirk sanatlarının tiyatrale olan evrim sürecini aktarmak için sürecin başlangıcını ve gelişimini belirleyen ana unsurları sırasıyla anlatmak gerekti. Sirk ve tiyatro sentezinin başlangıç noktası tiyatroda yönetmen olgusunun öne çıkması hemen arkasından gelişen 20.yüzyıl öncü-avangarde akımların hemen hepsinin doğalcı-gerçekçi yapıya karşı çıkışlarında ka-bere, varyete gibi sıra dışı türler içinde sirk sanatlarını da yeni-den keşfedişleri ve düşüncelerinin merkezine almaları bu bölümde paylaştıklarımı belirledi. Kronolojik zıplamalar ya da dışarıda bırakılan dönemin diğer düşünce yapıları ya da sahne deneyleri konuyu sadece sirk sanatları açısından değerlendirme kaygımdan kaynaklandı.
Bu bölümde ayrıca tiyatro-sirk sentezinin en önemli yapı taşlarından biri olan bugün bile yaptıklarıyla “Çağdaş Sirk Sanat Toplulukları “ve sanatçıları tarafından incelenen Meyerhold ve Tairov’un tiyatro kuramlarına özel bir parantez açtım.
              1917 Ekim devrimini ise sadece sirk sanatları ve sanatçılarına getirdikleri açısından ele aldım. Ekim devrimi Çağdaş Sirk Gösteri Sanatının doğuşunu direk etkileyen bir başka unsur olmuştur çünkü. Bu bölümün sonunda yine kronolojik sıralamada büyük bir zıplama yaparak bir başka unsur olan 1960’da ortaya çıkan performans sanatının etkilerini aktardım. Aradaki uzun zaman sürecinde özellikle Bahaus sanatçılarının Batı Avrupa’dan, Amerika kıtasına geçişleriyle başlayan farklı sanat disiplinlerinin gelişimini konuyu dağıtmamak açısından bu çalışmanın dışında tutmayı doğru buldum. Çalışmamın ikinci bölümünü ise “Çağdaş Sirk Gösteri Sanatı”nın ortaya çıkış ve gelişim sürecine ayırdım. Bu bö-lümde paylaştığım kaynakları dip notlarken kendi çevirilerim olduğu için çevirmenini belirtmedim. Çalışmam bittiğinde gördüm ki birçok kaynağa, çeşitli çevirilerime, görsel materyallere yeterince yer verememişim.
            Belki bir diğer baskıda bunları da paylaşma fırsatı yakalarım. En başta dile getirdiğim gibi bu çalışmanın dilimizde bu alanda atılan bir ilk adım olmaktan öteye bir iddiası yoktur.
                                                                                                                  Çetin PEHLİVAN
                                                                                                                   
Karşıyaka 2014

İÇİNDEKİLER


I.BÖLÜM 

Anadolu Sirk Tarihi ...................................................................... 11
Osmanlı Döneminin Sirk Tarihine Katkıları............................. 19
Modern Sirk Doğuyor .................................................................. 43
20.Yüzyıl Tiyatrosu Sirk Sanatlarını Keşfediyor ...................... 47
Wagner, Appia, Craig ve Sirk Sanatları .................................... 49
 Öncü- Avangarde Akımlar ve Sirk Sanatları ............................ 57
Vsevolod Emilyeviç Meyerhold ................................................. 65
 Moskova Devlet Sirki ve Okulu Açılıyor .................................. 73
Sanatta Disiplinler Arası Bir yaklaşım:
Performans Sanatı ........................................................................ 78

II. BÖLÜM

70’lerde Sirk Sanatlarının Durumu ............................................ 82
Çağdaş Sirk Sanatı Doğuyor ....................................................... 88
CNAC Kuruluyor ........................................................................ 101
Çağdaş Sirk Gösteri Sanatı Tanımlanıyor ................................ 106
Jacques Lecoq ve Valentin Gneushev Sirk Metotları .............. 109
Sirk Dramaturgisi ........................................................................ 115
İlk Söz ............................................................................................ 117
KAYNAKÇA ................................................................................. 119